Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan HAK-İŞ Genel...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan HAK-İŞ Genel Kurulu'nda önemli açıklamalar

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14. HAK-İŞ Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan HAK-İŞ Genel Kurulu'nda önemli açıklamalar

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14. HAK-İŞ Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan HAK-İŞ Genel Kurulu'nda önemli açıklamalar

Bolu Belediyesi'nde Genel Başkanlarının "Hiç kimse dışarıya atılmaycak" dediği halde HAK-İŞ mensubu kardeşlerimizin kapının önüne konulmasını kınıyorum ve bu akşam başka sabah başka konuşanları milletime şikayet ediyorum.


Bir kapı kapanır binlerce kapı açılır.


Bu yıl 43. kuruluş yıldönümünü geride bırakan HAK-İŞ, ilk günden bu yana sürdürdüğü emek ve adalet mücadelesi için teşekkür ediyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.


Bugün gerçekleştirilmekte olan 14. Genel Kurul toplantısının milletimize hayırlara vesile olmasını Allah'tan diliyorum.


İnancımızda çalışmak, hakkını aramak ve almak çok değerli görülmüş, övgüyle karşılanmıştır. Rabbimiz insan için "Ancak çalıştığının karşılığı vardır" sözü bize yön göstermektedir.


İslam'da emeğin karşılığının tam ve zamanında verilmesine önem verilmiştir.


HAK-İŞ kurulduğu günden beri sadece işçinin emekçinin hakkını aramakla kalmamış aynı zamanda bağrından çıktığı toplumun tüm meseleleriyle yakından ilgilenmiş bir sendikadır.


HAK-İŞ hep yerli ve milli bir anlayışla çalışmalarını yürütmüştür. 1980 darbesinden 15 Temmuz'a kadar hep hakkın ve hakikatin yanında yer alan HAK-İŞ'e şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.


Türkiye'yi birlikte bugünlere getirdik, inşallah yine birlikte geleceğe taşıyacağız.


Ülkemizi dünyanın 13. büyük ekonomisi haline getirdik.


Büyük büyük laflarla emekçilerimizi kandırmaya asla çalışmadık.


Şu anda 170 milyar dolar ihracat civarındayız, yıl sonu itibari ile bunun üzerine çıkacağız. En kısa zamanda da bu rakamı 200 milyar doların üzerine çıkaracağız.


Cari açığı hem yıllık hem dönemsel olarak hedeflerimize yakın bir seviyeye çekmeyi başardık.


İş gücü arzımız yüksek bir seviyeye çıktı, buna rağmen biz 9 milyon kişiye istihdam sağlayarak kırılması güç bir rekora imza attık.


İnşallah iş dünyamızla birlikte 2 buçuk milyon istihdamla beraber işsizliği tekrar tek haneye düşüreceğimize inanıyorum.


Borçlanma oranımız bir parça yukarı çıkmış olsa da OECD ülkeleri arasında iyi bir yerde olduğumuza inanıyorum.


Şimdi bize IMF'i tavsiye edenler var, o kapı kapanmıştır bizim için artık IMF diye bir şey imkansızdır.


Kendi içimizdeki reformları hızlandırarak bütün bu süreçleri geride bırakacağız, işte o zaman borçlanma politikalarımızı daha adil bir zeminde yapacağız.


Milletimiz madem bu görevi bize vermiştir, öyleyse gereken her durumda idareyi ortaya koymak mecburiyetindeyiz.


Bu vesileyle değerli kardeşlerim, ana ormancılık faaliyetleri ve orman yangınları ile mücadeleden dolayı işçi ihtiyacının had safhada olmanın nedeniyle 4 ay süre uzatımı talebi yenilendi ve bu talebi Hazine Maliye Bakanımız bana iletti.


Merkez Bankası başkanlığındaki görev değişikliği nedeniyle birilerinin yaklaşım tarzını kabul etmemiz mümkün değil. Bedelini kim ödeyecek siyasetçi ödeyecek, mutluluğunu kim yaşayacak? Banka başındaki yaşayacak. Yok böyle bir şey. Ve yeni yönetim sisteminde başkan bu konulara müdahale yetkisini almıştır.


Şimdi kimler savunuyor bunu dikkat ediyorum hep faizciler savunuyor. Bundan sonra faiz politikamızın nasıl şekillendiğini göreceksiniz.


Enflasyonu tekrardan tek haneli rakamlara indirmek zorundayız, ve bunu başaracağız. Bundan rahatsız olan faizciler bundan rahatsız olabilir, istedikleri kadar rahatsız olsunlar. Kararlıyız ve bu işi bitireceğiz.


Eğer ekonomi politikalarında Merkez Bankası kendisinden beklediğimiz rolü hakkıyla oynamış olsaydı, böyle bir değişiklik zaten olmazdı. Ama orada bir tıkanıklık var ve bunun bedelini tüm ülke birlikte ödüyoruz. Bunun için gereken istişareleri yaptık, kararımızı aldık ve uyguladık. Bundan sonra Merkez


Bankası ekonomi programımıza çok daha güçlü destek verecektir.


Seçimlerden önce hak hukuk adalet laflarını ağızlarından eksik etmeyenlerin haksızlık hukuksuzluk ve faşizm abidelerine dönüşmesini üzüntüyle takip ediyoruz.HAK-İŞ bunlara karşı mücadele ederek bu günlere gelmiştir.


Siz kendi mecranızda ve kendi yöntemlerinizle, bizde kendi yetkilerimizle bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz.


Suriye ve Irak'tan Doğu Akdeniz'e kadar ülkemiz açısından hayati önem taşıyan nice önemli krizle mücadele ettik.


Avrupa ve Amerika'nın nice haksız eleştirisine göğüs gerdik. 4.5 Milyon sığınmacının siyasi ekonomik ve insani yükleri omuzladık.


Tamamını yeniden yapılandırdığımız bakanlıklarımız ve kurumlarımızın hem başarılı yönlerimizi hem de eksiklerimizi gösterdi.


Yönetim değişikliğinin büyüklüğünü düşündüğümüzde ortaya çıkan bütün sorunların çözülebilir olması sevindiricidir.


Milletimizin bize teslim ettiği bu emanete sonuna kadar sahip çıkacağız.


Bu nasıl bir mantıktır, nasıl bir anlayıştır? Bir yönetim sistemi kuruyorsunuz ve bunu millete götürüyorsunuz millet %52 ile buna evet diyor şimdi çıkıyorsun bunu tekrar referanduma götürelim diyorsun. Bu nasıl bir yaklaşımdır?


İşte alışkanlıkları hep bu, geçmişten bu yana. Tek adamcılık eğer buysa bunu biz sizden öğrendik. CHP demek tek adamcılık demektir. İl başkanlarının vali olmasını biz bunlardan öğrendik. Böyle bir şey var mı? Valiler CHP'nin il başkanlarından oluşuyordu, genç nesil bunu bilmiyor.


Ve bunların yaşandığı ülkemizde hak hukuk adalet dersi vermeye kalkıyorlar. Önce bu dersi siz alacaksınız.


Türkiye bu tartışmaları uzun süre yaşamış tercihini ortaya koymuştur.


Bundan sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni nasıl daha ileriye taşırız onu düşünüyoruz.


Hayatımızın hiçbir döneminde eksikleri başkalarının sırtına yükleme, başarılara da tek başına sahip çıkma girişiminde bulunmadık.


Her alanda istişareler yürütüyor, milletimizin gösterdiği istikamete bakıyoruz. Gönülden gelen her sesi hazine değerindegörüyoruz.


Tayyip Erdoğan siyasetteki elde ettiği başarıları buna borçludur.


Milletimizle muhabbetimizin bittiği gün zaten bizim de bittiğimiz gündür, umudunu bize bağlamış insanlara verecek çok mesajımız var.


Şimdi sizlere geçtiğimiz yıl anlattığım tarihi bir rivayeti tekrar anlamk istiyorum;


Meşhur Cengiz Han'ın torunu Hülagü Bağdat'ı ele geçiriyor. Saraylar, camiler, kütüphaneler yerle bir ediliyor. Bu zalim hükümdar bölgenin en büyük alimi ile görüşmek istediği haberini gönderiyor. Sonunda Kadı Han görüşmeye gidiyor, giderken de yanına bir deve bir keçi bir de horoz alıyor. Hülagü genç alimi görünce, "Bula bula seni mi buldular" der. Bunun üzerine Kadı Han "İri birini istiyorsan dışarıda bir deve var, sakallı birini istiyorsan dışarıda bir keçi var, sesi gür birini istiyorsan dışarıda bir horoz var. Seni buraya bizim amellerimiz getirdi, Allahın nimetlerinin kıymetini bilmedik Allah da geri almak için seni gönderdi der bunu üzerine Hülagü beni buradan kim gönderebilir der, Kadı Han da "Biz birbirimizle uğraşmaktan vazgeçersek sen zaten buralarda barınamazsın" der.


Şayet bugün bir takım sıkıntılar yaşıyorsak bunun sebebini de yine buralarda arayacağız.


Emanete, istişareye daha çok önem vereceğiz. Kibre, dar kadroculuğa özellikle de milletten kopmuşluğa sebep olan her türlü şeyi söküp atacağız. Allahın izniyle önümüzde duracak hiçbir güç yoktur.


Ne sınırımıza yığılan teröristler, ne onlar gönderenler hedeflerimize ulaşmamıza engel olamayacaktır.


Öyle bir dönemden geçiyoruz ki, doğru adımlar atarsak bir anda çeyrek asır öne geçmemiz mümkündür, yanlış adımlar atarsak aynı şekilde çeyrek asır, yarım asır geriye gitmemiz mümkündür.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
F-35 kararı sonrası dolarda son durum
F-35 kararı sonrası dolarda son durum
Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması 600 milyon doları çöp etti
Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması 600 milyon doları...